Herşeye Dair

28 Temmuz 2017 Cuma

İŞ GÖRÜŞMESİ ve MÜLAKATTA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

MÜLAKAT ve İŞE ALIMLARDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

   Mülata girişi  genelde mülakatı yapan kişi yapar.Giriş kısmında sorulan sorulara pozitif eğilimlerde bulunmalısınız.Mülakatta sorulan sorulara dürüstlükle cevap vermeli yapacak olduğunuz işi sevdiğinizi onunla ilgili gelecek planlarınızın olduğunu mutlaka mülakatçıya hissettirmelisiniz.En önemlisi de mülakata hazılıklı gitmek şirket hakkında geniş kapsamlı araştırmalar yapmış olmalı işi gerçekten istediğinizi ilgili olduğunuzu göstermelisiniz.Mülakat süresince aşırılıklardan,abartılı yada yalan yanlış kontrolsüzce konuşmaktan kaçınmalısınız...
Mülakatta karşınıza çıkabilecek sorular:
1. BURAYI BULURKEN ZORLANDINIZ MI, YOLCULUĞUNUZ NASIL GEÇTİ?
2.BİTİRDİĞİNİZ ÜNİVERSİTEDEKİ .....İSİMLİ PROFÖSÖRÜ TANIYOR MUSUNUZ?
3. İLGİLENDİĞİNİZ SPORLARDAN BAHSEDER MİSİNİZ?..
4.  BİRŞEY İÇMEK/YEMEK İSTERMİSİNİZ?..

KİŞİSEL SORULAR …
1. KENDİNİZİ BİRAZ ANLATIR MISINIZ.
2.SON İŞİNİZDEN NEDEN AYRILDINIZ/İSTİFA ETTİNİZ?
3. ŞU ANDA AYRILMAYI DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ POZİSYONUNUZDAN DAHA ÖNCE DE AYRILMAYI DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ, AYRILMADIĞINIZA GÖRE NEDEN KALDINIZ?
4. BAŞKA BIR  FİRMANIN SİZİ TAM ANLAMI İLE TATMİN EDECEĞİNE İNANIYOR MUSUNUZ?
5. NE KADAR SÜREDİR İŞ ARAMAKTASINIZ?
6. KARİYERİNİZİ NE ŞEKİLDE DEVAM ETTİRMEYİ PLANLIYOR yada HEDEFLİYORSUNUZ?
7.SON ZAMANLARDA OLUŞTURDUĞUNUZ HEDEFTEN BAHSEDER MİSİNİZ?.

8. ŞU ANA KADAR SAHİP OLDUĞUNUZ EN İYİ İŞVERENİ LÜTFEN ANLATIR MISINIZ.
9. BULUNDUĞUNUZ EN İYİ POZİSYONU TANIMLAYINIZ.
10. BULUNDUĞUNUZ POZİSYONU HAK ETTİĞİNİZE İNANIYOR MUSUNUZ?
11. BAŞARIYI NASIL TANIMLARSINIZ?
12. BU POZİSYONDA BAŞARILI OLMAK İÇİN GEREKLİ OLAN NİTELİKLERİ TANIMLAYINIZ.
13. EĞER DEĞİŞTİRME İMKANINIZ OLSAYDI BU POZİSYONUN YENİ İŞ TANIMINI NASIL OLUŞTURURDUNUZ?
14. BAŞVURDUĞUNUZ POZİSYONUN EN BEĞENDİĞİNİZ / BEĞENMEDİĞİNİZ TARAFI?
15. NASIL KİŞİLERLE ÇALIŞMAK İSTERSİNİZ?BİRAZ ANLATABİLİR MİSİNİZ
16. UZUN VADELİ KARİYER HEDEFLERİNİZ NELERDİR?
17. GÜÇLÜ VE ZAYIF OLAN YÖNLERİNİZ NELERDİR?
18. PROFESYONEL HAYATINIZDA ŞİMDİYE KADAR EN BÜYÜK BAŞARINIZ SİZCE NEDİR? DETAYLANDIRIN.
19. EĞER ESKİ İŞVERENİNİZLE KONUŞMA İMKANIMIZ OLSA, SİZİN ZAYIF YÖNLERİNİZ HAKKINDASİZCE, BİZE NASIL BİLGİ AKTARIRDI?
20. SON İŞVERENİNİZ  SİZCE HANGİ KONUDA İYİ YADA HANGİ KONUDA KÖTÜ?
21. SON İŞİNİZDE SERGİLEDİĞİNİZ ÜÇ BAŞARINIZI LÜTFEN DETAYLANDIRIN.
22. ÖNÜMÜZDEKİ BEŞ YIL İÇİNDE HANGİ POZİSYONDA OLMAK İSTERSİNİZ VE HEDEFİNİZ NEDİR?
23. SİZCE YARATICI MISINIZ?
24. KİŞİLİK ÖZELLİKLERİNİZİ KISACA TANIMLAR MISINIZ?
25. KARTVİZİTİNİZİ ALABİLİR MİYİM?
EĞİTİM İLE İLGİLİ SORULAR…


1. LİSEYİ, ÜNİVERSİTEYİ NE ZAMAN BİTİRDİNİZ, BİTİRME DERECENİZ NEYDİ?
2. EĞER KARİYERİNİZE TEKRAR BAŞLAYABİLME İMKANINIZ OLSA FARKLI BIR MESLEK SEÇMEK VEYA EĞİTİM ALMAK İSTER MİYDİNİZ, HANGİ DALI SEÇERDİNİZ?
3. KENDİNİZİ GELİŞTİRMEK İÇİN SON ZAMANLARDA NELER YAPTINIZ/NE TÜR EĞİTİM PROGRAMLARINA KATILDINIZ?
4. NEDEN MASTER, MBA, DOKTORA YAPTINIZ VEYA YAPMADINIZ?
5. SON BULUNDUĞUNUZ POZİSYONDA NE ÖĞRENDİNİZ ,SİZE NE KATTI?
6. BU MESLEĞİ NEDEN SEÇTİNİZ?
TECRÜBEYE YÖNELİK SORULAR…
1. SON POZİSYONUNUZU ANLATIR MISINIZ?
2. HANGİ TARİHLER ARASINDA ÇALIŞTINIZ / ÇALIŞIYORSUNUZ?
3. İÇİNDE BULUNMAKTAN HOŞLANDIĞINIZ İŞ ORTAMINI TANIMLAYINIZ.
4. HİÇ PERSONEL İŞE ALIMI YAPTINIZ MI, KARARI SİZ Mİ VERDİNİZ , BU TÜR BİR KARAR VERİRKEN NE GİBİ KRİTERLERİ GÖZÖNÜNE ALIRSINIZ?
5.TAKIM RUHUNU NASIL OLUŞTURURSUNUZ? LÜTFEN ÖRNEKLEYİNİZ.
6. GEÇİMSİZ BİR ÇALIŞAN İLE NASIL BAŞ EDERSİNİZ, BÖYLE BİR DURUMLA KARŞILAŞTINIZ MI?
7. ÇALIŞILMASI OLDUKÇA ZOR BİR YÖNETİCİNİZ OLDU MU, ÖRNEKLEYİNİZ?
8. BAY / BAYAN İŞVERENLE ÇALIŞABİLİR MİSİNİZ, BU DURUM SİZİN İÇİN HERHANGİ BİR FARK OLUŞTURUR MU?
9. YÖNETİCİNİZ İLE NE KADAR SIK VE NE AMAÇLA GÖRÜŞÜRSÜNÜZ?
10. İŞİNİZDE İLETİŞİMİN ÖNEMİNİ AÇIKLAYINIZ. ÜSTLERİNİZLE VEYA ASTLARINIZLA NASIL İLETİŞİM KURARSINIZ?
11. NE TİP İLETİŞİM YÖNTEMLERİNİ TERCİH EDERSİNİZ, NEDEN?
12. SON POZİSYONUNUZUN FİRMANIZIN GENEL AMAÇLARINA NASIL DESTEK SAĞLADIĞINI BELİRTİNİZ.

13. SON PROJELERİNİZ HAKKINDA BİLGİ VERİNİZ.
14. İNSİYATİFİNİZİ NE SIKLIKTA KULLANIRSINIZ?
15. HIZLI KARAR VERMEK ZORUNDA KALDINIZ MI?KALDIYSANIZ BU DURUMDAN BİRAZ BAHSEDER MİSİNİZ?
16. SON POZİSYONUNUZLA İLGİLİ OLARAK HERHANGİ BİR DEĞERLENDİRİLME YAPILDI MI?
17. İŞİNİZLE İLGİLİ YERİNE GETİRİLMESİ ZOR OLAN KONULAR NELERDİR?
18. YATAY SEVİYEDE ÇALIŞTIĞINIZ İŞ ARKADAŞLARINIZA GÖRE KENDİNİZİ NASIL SINIFLANDIRIRSINIZ?
19. ORGANİZASYON ŞEMASI İÇERİSİNDE NEREDE OLDUĞUNUZU BELİRTİNİZ.
20. FİRMA İÇİNDE SIKINTI YARATACAK HERHANGİ BİR KARAR VERMEK ZORUNDA KALDINIZ MI? TANIMLAYINIZ.
21. YÖNETİCİ OLMANIN EN ZOR YANLARI NELERDİR SİZE GÖRE?
22. BAŞARMAK İSTEDİĞİNİZ FAKAT BELİRLİ SEBEPLERDEN DOLAYI BAŞARAMADIĞINIZ PROJELERİNİZ VAR MI?
23. ALT KADRONUZDA KAÇ KİŞİ VAR?
24. ………….YILI FİNANSAL HEDEFLERİNİZ NELERDİR? BU HEDEFLERE ULAŞTINIZ MI?……?..YILI HEDEFLERİNİZ NELERDİR?
25. ÜST DÜZEY YÖNETİM KABİLİYETİNE SAHİP OLDUĞUNUZA İNANIYOR MUSUNUZ?
26. SEKTÖRÜMÜZ VE SPESİFİK OLARAK İŞİMİZ İLE İLGİLİ NELER BİLİYORSUNUZ?
27. ŞU ANDA BAŞVURDUĞUNUZ POZİSYONUN BOŞ OLDUĞUNU NASIL DUYDUNUZ?
28. SON ZAMANLARDA BAŞVURU YAPTIĞINIZ FİRMALARI VEYA ALDIĞINIZ İŞ TEKLİFLERİNİ DETAYLANDIRINIZ. EĞER İŞ TEKLİFİ ALDINIZSA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
29. PROFESYONEL İŞ HAYATINIZDAN ARTA KALAN BOŞ ZAMANLARINIZI NASIL DEĞERLENDİRİRSİNİZ?
30. MAAŞ BEKLENTİNİZ NEDİR?
31. PROFESYONEL HAYATINIZDA HİÇ İŞTEN ÇIKARILDINIZ MI? ne.
32. ÖZGEÇMİŞİNİZDE BAZI TARİH BOŞLUKLARI GÖRÜLÜYOR. AÇIKLAR MISINIZ?
33. ÖZGEÇMİŞİNİZDE BELİRTTİĞİNİZ REFERANSLARINIZLA VEYA ESKİ İŞVERENLERİNİZLE GÖRÜŞMEMİZDE HERHANGİ BİR SAKINCA VAR MI?
34. YÖNETİM TARZINIZ NEDİR, UYGULAMAKTA OLDUĞUNUZ YÖNETİM TARZI İLE İLGİLİ YAŞADIĞINIZ BAZI ÖRNEKLER VERİNİZ?
35. ISRARCI BIR İNSAN MISINIZ, EĞER ÖYLE İSENİZ BUNU KANITLAYAN SON ZAMANLARDA ORTAYA ÇIKAN BIR OLAYI BELİRTİNİZ?
36. TAKIMINIZIN HERHANGİ BİR PROJEDE BAŞARISIZ OLDUĞU BIR DURUMU ANLATIN?
STRES MÜLAKATI VE SORULARI…
1. BAŞKA BİR FİRMA İÇİN DAHA UYGUN OLDUĞUNUZU DÜŞÜNMÜYOR MUSUNUZ?
2. BU GÖRÜŞMENİN NEGATİF VEYA POZİTİF OLUP OLMADIĞINI BELİRTİNİZ?
3. NE KADAR SÜREDİR İŞ ARIYORSUNUZ, NEDEN BULAMADINIZ?
4. FİRMAMIZA GERÇEK ANLAMDA BİR KATKI SAĞLAMANIZ NE KADAR SÜRE ALACAK?
5. FİRMAMIZIN BAŞARISINA NASIL KATKI SAĞLAYACAKSINIZ?
6. FİRMAMIZDA NE KADAR ÇALIŞMAYI DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
7. EĞER ŞU ANDA BU MÜLAKATI SİZ YAPIYOR OLSAYDINIZ NE SORARDINIZ?
8. FİRMAMIZ HAKKINDA NE BİLİYORSUNUZ?
9. BU YAŞTA DAHA FAZLA PARA KAZANMANIZ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNMÜYOR MUSUNUZ?
10. BU POZİSYON İÇİN NİTELİKLERİNİZİN FAZLA / AZ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM.


21 Temmuz 2017 Cuma

Big Bang Teorisi Nedir?

ESA Planck uzay aracı tarafından alınan Büyük Patlamadan kalan arka plan radyasyonunun 2013 yılı haritası, evrendeki en eski ışığı yakaladı. Bu bilgi astronomların evrenin yaşını belirlemesine yardımcı olur.




Big Bang Teorisi, evrenin nasıl başladığına ilişkin önde gelen açıklamalar. En basit ifadeyle, evrenin küçük bir tekillikle başladığını ve ardından bugün bildiğimiz kozmosa sonraki 13,8 milyar yıl boyunca şişirileceğini bildiğimizi söylüyor.

Mevcut araçlar astronomların evrenin doğum gününe geri dönmesine izin vermediğinden, Big Bang Teorisi hakkında anladığımız şeylerin çoğu, matematiksel formüller ve modellerden kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte, gökbilimciler, kozmik mikrodalga arka planı olarak bilinen bir fenomen aracılığıyla genişlemenin "yankısını" görebilirler.

Astronomik topluluğun çoğunluğu teoriyi kabul ederken, Egemen enflasyon ya da sallanan bir evren gibi Big Bang'ten başka alternatif açıklamalara sahip bazı teorisyenler var.

"Big Bang Teorisi" ifadesi, yıllar önce astrofizikçiler arasında popüler olmuştur, ancak 2007'de aynı adı taşıyan bir komedi şovu CBS'de ilk kez yer aldı. Gösteri, birkaç araştırmacı tarafından (bir astrofizikçi dahil) ev ve akademik yaşamı izlemektedir.

İlk saniye ve ışığın doğuşu


Evren başladıktan sonraki ilk saniyede, NASA'ya göre çevre sıcaklığı yaklaşık 10 milyar derece Fahrenhayttı (5,5 milyar Celsius). Kozmos, nötronlar, elektronlar ve protonlar gibi çok sayıda temel parçacıkları içeriyordu. Bu çürümüş veya birleşince evren soğumuş gibi.

Bu erken çorba bakmak imkansızdı, çünkü ışık içerinin içinde taşınamazdı. NASA, "Serbest elektronlar ışığın (fotonların) güneş ışığının bulutların içindeki su damlacıklarından dağılma yolunu bulmasına neden olurdu" diyor. Zamanla, serbest elektronlar çekirdeklerle buluştu ve nötr atomlar yarattı. Bu, Big Bang'ten yaklaşık 380.000 yıl sonra ışığın parlamasına izin verdi.

Bu erken ışık - bazen Big Bang'in "afterglow" olarak adlandırılır - daha doğru bir şekilde kozmik mikrodalga arka planı (CMB) olarak bilinir. İlk önce Ralph Alpher ve diğer bilim adamları tarafından 1948'de tahmin edildi, ancak kazara sadece neredeyse 20 yıl sonra bulundu. [Resimler: Büyük Patlama ve Erken Evrene Geri Dönmek]

New Jersey, Murray Hill'deki Bell Telephone Laboratories'tan Arno Penzias ve Robert Wilson, 1965'te bir radyo alıcısı inşa ediyorlar ve NASA'ya göre beklenenden daha yüksek sıcaklıklar toplamışlardı. Başlangıçta, anormalliklerin güvercinler ve gübrelerinden kaynaklandığını düşünüyorlardı, fakat karışıklığın temizlenmesinden ve antenin içine girmeye çalışan güvercinleri öldürdükten sonra bile anomali sürdü.

Aynı zamanda, bir Princeton Üniversitesi ekibi (Robert Dicke liderliğinde), SPK'nın kanıtlarını bulmaya çalışıyor ve Penzias ve Wilson'ın onu tökezlediğini fark ettiler. Takımların her biri 1965 yılında Astrofizik Dergisinde kağıt yayınladı.


Evrenin yaşını belirleme


Birçok misyonda kozmik mikrodalga arka planı gözlemlendi. En ünlü uzay uçuşu misyonlarından biri, 1990'larda gökyüzünü eşleyen NASA'nın Kozmik Arka Plan Gezgini (COBE) uydusu idi.

BOOMERanG deneyi (Millimetrik Ekstra Galaktik Radyasyon ve Jeofizikteki Balon Gözlemleri), NASA'nın Wilkinson Mikrodalga Anizotropi Probu (WMAP) ve Avrupa Uzay Ajansı'nın Planck uydusu gibi COBE'nin ayak izlerini takip eden diğer bazı görevler.

Planck'ın gözlemleri ilk önce 2013'te yayınlandı ve benzeri görülmemiş detaylarla özdeşleştirildi ve evrenin daha önce düşünülenden daha yaşlı olduğu ortaya çıktı: 13.8 milyar yıl yaşında, 13.7 milyar yıl öncesindeydi. [İlgili: Evren kaç yaşındadır?] (Araştırma gözlemevinin görevi devam etmekte ve SPK'nın yeni haritaları periyodik olarak yayımlanmaktadır.)

Haritalar, ancak, neden güney yarımkürenin neden Kuzey Yarımküre'den biraz daha kırmızı (sıcak) göründüğü gibi yeni gizemleri ortaya çıkarıyor. Big Bang Teorisi, nereye bakarsanız yapın, SPK'nın çoğunlukla aynı olacağını söylüyor.

SPK incelendiğinde gökbilimcilerin evrenin bileşimi konusunda ipucu veriyor. Araştırmacılar, kozmosun çoğunun, konvansiyonel enstrümanlarla "algılanamayan" madde ve enerjiden oluştuğunu ve karanlık madde ve koyu enerjiye yol açtığını düşünüyorlar. Evrenin sadece yüzde 5'i gezegenler, yıldızlar ve galaksilerden oluşur.


Yerçekimi dalgaları tartışmaları


Gökbilimciler evrenin başlangıçlarını görebilirken, hızlı enflasyonun kanıtı da araştırıyorlardı. Teori, evrenin doğumunun ardından ilk saniye içinde evrenimizin ışığın hızından daha hızlı balon aldığını söylüyor. Bu arada, Albert Einstein'ın hız limitini ihlal etmediğini çünkü ışıktan herhangi bir şeyin evrende seyahat edebileceği maksimum şey olduğunu söyledi. Bu, evrenin enflasyonunun kendisi için geçerli değildir.

2014'te gökbilimciler, SPK'da evren büyükleştikçe yeryüzünün yerçekimi dalgaları yaratarak üretilen kutuplaşmalara ilişkin "B-modları" ile ilgili kanıt bulduklarını söylediler. Ekip, bunun kanıtlarını, "Kozmik Ekstra Galaktik Polarizasyonun Arka Plan Görüntüleme" veya BICEP2 adlı bir Antarctic teleskop kullanarak buldu.

Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi'nden araştırma görevlisi John Kovac, Mart 2014'te Space.com'a verdiği demeçte, "Görmekte olduğumuz sinyalin gerçek olduğunu ve gökyüzünde olduğunu eminiz" dedi.

Fakat Haziran ayına kadar, aynı ekip bulgularının galaktik tozun görüş alanına girmesiyle değişebileceğini belirtti.

New York Times gazetesinde yayınlanan basın toplantısında "Temel paket servisi değiştirmedik; sonuçlarımıza güveniyoruz" dedi. "Planck'dan gelen yeni bilgiler Planck öncesi tahtların çok düşük olduğu yönündeki görüşleri daha iyi gösteriyor" dedi.

Planck'ın sonuçları Eylül ayında önceden yayımlanmış bir biçimde çevrimiçi hale getirildi. New York Times, Ocak 2015'e kadar birlikte çalışan iki ekibin araştırmacıları "Bicep sinyalinin hepsi olmasa da büyük ihtimalle bir yıldızlık olduğunu doğruladı," dedi.





Ayrı ayrı, yerçekimi dalgaları, güneşten daha büyük birkaç kütlesi olan karadeliklerin hareketleri ve çarpışmaları hakkında konuşurken doğrulandı. Bu dalgalar, 2016'dan bu yana Lazer Interferometre Yerçekimi Gözlemevi (LIGO) tarafından defalarca tespit edildi. LIGO daha hassas hale geldiğinde, kara delik ile ilişkili yerçekimi dalgalarının keşfedilmesinin oldukça sık bir olay olacağı öngörülüyor.



Daha hızlı şişme, çoklu evren ve başlangıç ​​çizelgesi


Evren sadece genişlemekle kalmıyor, aynı zamanda büyüdükçe daha da gelişiyor. Bu demektir ki, zamanla, kimse Dünya'daki diğer galaksileri veya galaksimizdeki herhangi bir başka görsel noktayı bulamaz.

Harvard Üniversitesi'nden gökbilimci Avi Loeb, Mart 2014'te yayınlanan Space.com makalesinde "Uzak galaksilerin bizden uzaklaştığını göreceğiz, ancak hızları zamanla artmaktadır" dedi.

"Öyleyse, yeterince uzun süre beklerseniz, uzaktaki bir galaksi ışığın hızına ulaşacaktır, bunun anlamı ışığın bile, galaksi ile bizim arasındaki açılımı köprüleyememesidir. Galaksimiz bize göre daha hızlı hareket ettiğinde, bize ulaşacak herhangi bir sinyal göndermek için galaksideki uzaylılar bizimle iletişim kuruyor "dedi.

Bazı fizikçiler, deneyimlediğimiz evrenin sadece birçoğundan olduğuna da işaret ediyor. "Çokuluslu" modelde, yan yana uzanan kabarcıklar gibi farklı evrenler bir arada bulunacaktı. Teori, enflasyonun ilk büyük baskısında, uzay-zamanın farklı bölümlerinin farklı oranlarda büyüdüğünü ileri sürüyor. Bu, potansiyel olarak farklı fizik yasalarına sahip farklı bölümleri - farklı evrenleri - oymuş olabilir.

Massachusetts Teknoloji Enstitüsünde teorik bir fizikçi olan Alan Guth, yerçekimi dalgalarının keşfi ile ilgili Mart 2014'teki bir basın toplantısında "Enflasyon modelinin çok yönlü bir modele dönüşmesini sağlamanın zor olduğunu" belirtti. (Guth, bu çalışmayla bağlantılı değildir.)

"Bu imkansız değil, bence kesinlikle yapılması gereken araştırmalar var, ancak çoğu model enflasyon multiverse yol açıyor ve enflasyona dair kanıtlar bizi bir multiverse ciddiye almama yönünde itiyor olacak ."

Gördüğümüz evrenin nasıl oluştuğunu anlarken, Big Bang'in evrenin yaşadığı ilk enflasyon dönemi olmadığı anlaşılıyor. Bazı bilim insanları, enflasyon ve deflasyonun düzenli döngülerini gerçekleştiren bir kozmosda yaşadığımız ve sadece şu aşamalardan birinde yaşıyor olduğumuza inanıyoruz.

7 Mart 2017 Salı

1 Mayıs Gününün Kısa Öyküsü

           On dokuzuncu yüzyılın sonlarında, işçi sınıfı 8 saatlik iş günü kazanmak için sürekli mücadele içindeydi. Çalışma koşulları ciddiydi ve güvensiz koşullarda 10 ila 16 saat arasında çalışmak oldukça yaygındı. Ölüm ve yaralanma birçok işyerinde sıradandı ve Upton Sinclair'ın The Jungle ve Jack London'ın The Iron Heel gibi kitaplara ilham kaynağı oldu. 1860'lı yılların başlarında, emekçiler emekli maaş kesintisi olmadan iş gününü kısaltmak için heyecanlandılar ancak 1880'lerin sonuna kadar örgütlü işgücü, 8 saatlik iş gününü ilan edebilecek kadar güçlü bir güç kazandı. Bu bildiri işverenlerin rızası olmaksızın, işçi sınıfının pek çoğu tarafından talep edilmedi.
   
        Şu anda, sosyalizm, emekçiler için yeni ve çekici bir fikirdi; birçoğu, tüm malların ve hizmetlerin üretimi ve dağıtımı üzerine işçi sınıfı kontrolü ideolojisine götürülüyordu. İşçiler, kapitalizmin yalnızca patronlarına fayda sağladığını, işçilerin hayatlarını kar için ticarette gördüklerini birinci elden görmüştü. İş yerinde binlerce insan, kadın ve çocuk gereksiz yere ölüyordu; ömürleri, bazı endüstrilerdeki yirmili yaşlarının başında olduğu kadar düşüktü, ancak umutsuzluktan ölecek kadar az ümit vardı. Sosyalizm başka bir seçenek sundu.

        19. yüzyılın son yarısında siyasal partilerden koro gruplarına kadar çeşitli sosyalist örgütler ortaya çıktı. Aslında, birçok sosyalist kendi seçmenleri tarafından hükümet birliğine seçildi. Fakat yine de, bu sosyalistlerin birçoğu, büyük iş ve iki partizanlı siyasi makine tarafından açıkça kontrol edilen siyasi süreçle hamle edildi. On binlerce sosyalist partilerinden ayrıldılar, varlıklıların korunmasından başka bir şey olmadığını ve ülke genelinde anarşist gruplar yaratan siyasi süreci geri çevirdi. Kelimenin tam anlamıyla binlerce emekçi, anarşizmin tüm hiyerarşik yapılarına (hükümet de dahil olmak üzere) son vermeye çalışan, işçi kontrolü altındaki sektörü vurgulayan ve bürokratik siyasi süreç üzerinde doğrudan doğruya harekete geçen idealleri benimsemişti. İşçi sendikalarının anarşistler ve sosyalistler tarafından "ele geçirildiğini" söylemek yanlış olur, aksine anarşistler ve sosyalist emek sendikalarını oluşturdu.

       1884'de Chicago'da düzenlenen ulusal toplantıda, Organize Esnaf ve İşçi Sendikaları Federasyonu (daha sonra Amerikan İşçi Federasyonu oldu) "sekiz saat 1 Mayıs 1886'dan bu yana yasal bir günün emek teşkil edeceğini" bildirdi. Ertesi yıl, birçok İşçi Şövalyeleri tarafından desteklenen FOTLU, grevler ve gösterilerle destekleneceğini belirten bildirilerini yineledi. En başta radikal ve anarşistlerin çoğu, bu talebi "Kötülüğün kökünde" vurmak için başarısız olarak reformist olarak görüyordu. Haymarket Katliamı'ndan bir yıl önce Samuel Fielden anarşist gazetede The Alarm'ın "günde sekiz saat ya da günde on saat çalışan bir adamın köle olduğunu" belirtti.

       Çoğu anarşistin endişelerine rağmen, Chicago bölgesinde tahminen çeyrek milyon işçi, Trades and Labour Assembly, Socialistic Labour Partisi ve yerel İşçi Şövalyeleri de dahil olmak üzere sekiz saatlik iş gününü uygulamak için doğrudan bir haçlı seferine girdi. İşçiler, işverenlere karşı harekete geçen işgücünün gittikçe artmasıyla bu radikaller, "çoğu ücretli işçinin görüş ve kararlılığının bu yönde belirlendiğini" fark eden 8 saatlik bir gün için savaşmayı kabul etti. Anarşistlerin katılımıyla, 8 saatlik güne kıyasla daha büyük sorunların infüzyonu var gibi görünüyordu. Kısaltılmış saatlerin hemen kazanılmasının ötesinde daha büyük bir toplumsal devrim hissi doğurdu; bununla birlikte kapitalizmin ekonomik yapısında belirgin bir değişim oldu.

        Bir yayıncı, 1 Mayıs 1886'dan hemen önce basılan bir bildiride, iş arkadaşlarına bu itiraz ile başvurdu:

       İşçiler Arms'a! Saray Savaşı, Kulübe Barış ve LÜKS UNIVERSEYE Ölüm. Ücret sistemi, Dünyanın sefaletinin tek nedeni. Zengin sınıflar tarafından desteklenmekte ve yok edilmesi için ya çalışması ya da ÖİE yapılması gerekmektedir. DYNAMITE'in bir kilosu bir poğaçadan daha iyidir!

      Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, bütün şehir, polislerin ve askerlerin yüzlerce çarpıcı işçiyi vurduğu zaman, demiryolu grevini hatırlatan kitlesel kan dökülmesine hazırlandı. 1 Mayıs 1886'da, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki 13.000 işyerindeki 300.000'den fazla işçi, tarihteki ilk Mayıs kutlamasında işlerini bıraktı. Chicago'da, 8 saatlik ajitatörlerin merkez üssü olan anarşistler, halkın gözünde ön planda olan 40 bin grev yaptı. Ateşli konuşmaları ve doğrudan eylemin devrimci ideolojisi ile anarşistler ve anarşizm, emekçiler tarafından kutsanmaya ve kaptırılmaya başlandı ve kapitalistler tarafından hor görüldü.

        Birçoğunun isimleri - Albert Parsons, Johann Most, August Spies ve Louis Lingg - Chicago'da ve ülkenin her yerinde evde sözcükler haline geldi. Sokaklarda göstericiler, bandolar ve on binlerce gösterici işçilerin gücünü ve birliğini örneklendirdi, ancak gazeteler ve yetkililer tarafından öngörülendikçe şiddet kullanmadı.

       Rakamlar yaklaşık 100.000'e yükselecek ve barış hâlâ baş gösterinceye kadar gittikçe daha fazla işçi işlerini bırakmaya devam etti. 3 Mayıs 1886'da polisle grevciler arasındaki McCormick Reaper Works'teki şiddet olayından iki gün sonra patlak verdi.

       Altı ay boyunca, silahlı Pinkerton ajanları ve polis, çelik işçilerini tıkanmış olarak taciz edip dövdü. Bu işçilerin çoğu "anarşist egemen" Metal İşçileri Sendikası'na aitti. McCormick fabrikasının yakınlarında bir konuşma yaparken, yaklaşık iki yüz gösterici, metal işçilerine, picket hattına katıldı. Polis ekipleriyle dövülen polisin silah atışı ile tepki veren grevcilerin attığı kaya sıçramasına tepki gösterdi. En az iki forvet öldürüldü ve bilinmeyen çok kişi de  yaralandı.

        Öfke dolu, ertesi gün Haymarket Meydanı'ndaki anarşistlerin bir kısmı, polisin vahşetini tartışmak için halka açık bir toplantıya çağırıldı. Kötü hava koşulları ve kısa sürede bildirimden dolayı, onbinlerce insan arasında sadece bir gün öncesinden geldi. Bu olay, çocuklu aileleri ve Chicago belediye başkanının kendisini içeriyordu. Daha sonra belediye başkanı kalabalığın sakin ve düzenli kaldığını ve bu konuşmacı Ağustos Spies'in "herhangi bir kişiye derhal şiddet veya şiddet uygulanması için herhangi bir öneri ..." vermediğini ifade edecekti ...

        Konuşma sona erdiğinde, iki dedektif polisin ana organına koştu ve bir konuşmacının inflamatuar dili kullandığını bildirdi ve polisin hoparlörlerin vagonlarına yürümesine neden oldu. Polis, zaten zayıflayan kalabalığı dağıtmaya başladığında polis saflarına bir bomba atıldı. Kimse bombayı kimin attığını bilmiyordu, ancak spekülasyonlar anarşistlerden herhangi birini suçlamaktan polise yönelik bir ajan provakatörüne kadar farklılık gösteriyordu.

       Öfkeli, polis kalabalığa ateş etti. Öldürülen ya da yaralanan sivillerin sayısı kesin olarak belirlenmedi, ancak tahminen yedi ya da sekiz sivil öldü ve kırk kadar yaralandı. Bir subay derhal öldü ve sonraki yedi kişi önümüzdeki haftalarda öldü. Daha sonraki kanıtlar, polis ölümlerinden yalnızca birinin bombaya atfedileceğini ve diğer tüm polis ölümlerinin kendi ayrımsız ateşli silah ateşinden kaynaklandığını belirtti. Hiçbir zaman tanımlanmayan bomba atıcının yanı sıra, şiddeti gerçekleştiren anarşistler değil, polislerdi.

        Tutuklandı ve cinayetten hüküm giyen 8 tane anarşist - Albert Parsons, Ağustos Spies, Samuel Fielden, Oscar Neebe, Michael Schwab, George Engel, Adolph Fischer ve Louis Lingg, ancak sadece üçü Haymarket'te mevcuttu ve bu üç kişi tam olarak Bomba ne zaman meydana geldi. Yargılamalarındaki jüri, otuz yıl sonra Sacco-Vanzetti davasına benzer şekilde adaletle alay konusu olan ticari liderlerden ya da yetmişli yıllarda AIM ve Black Panther üyelerinin davalarından oluşuyordu. Bu sekiz organizatörün tümü masum oldukları eylemleri için değil siyasi ve sosyal inançları yüzünden tüm dünyayı izledi. 11 Kasım 1887'de, pek çok başarısız itirazın ardından, Parsons, Spies, Engel ve Fisher öldürüldü. Louis Lingg, devletin otorite ve ceza iddiasıyla yaptığı son itirazında, ağzında patlayıcı bir cihazla önceki gece kendi hayatını aldı.

        Geride kalan organizatörler, Fielden, Neebe ve Schwab, altı yıl sonra, hakimi adalet haksızlığı üzerine halka gönderen Vali Altgeld tarafından bağışlandı. Haymarket Katliamı'nın hemen ardından, büyük işletmeler ve hükümet, bazılarının, bu ülkedeki ilk "Kızıl Meydan Savaş" olduğunu söyledi. Ana akım medyanın savunduğu anarşizm, bomba atma ile eş anlamlı hale geldi ve sosyalizm Amerikalı olmadı. Anarşistin ortak imajı, bir elinde bomba ve öbür ucunda bir hançer bulunan sakallı, doğu Avrupalı ​​bir göçmen oldu.

         Bugün, Haymarket Şehitleri ve Day Day'ı Uluslararası İşçi Günü olarak kuranlar ideallerini kucaklayan on binlerce eylemci görüyoruz. İronik bir şekilde, Mayıs Günü 66 ülkede resmi bir tatil ve daha pek çok ülkede gayriresmi olarak kutlandı ancak nadiren başladığı bu ülkede tanınmaktadır.

       İlk Mayıs Gününden bu yana yüz yılı aşkın süre geçti. 20. yüzyılın başlarında ABD hükümeti kutlamayı engellemeye ve 1 Mayıs'ta "Hukuk ve Düzen Günü" kurarak halkın hafızasından silmeye çalıştı. 1886 olayları ile bugün arasında pek çok paralellik kurabiliriz. Hâlâ adalet için mücadele eden çelik işçilerini kilitledik. Mumia Ebu Cemal ve Leonard Peltier davalarında olduğu gibi, hâlâ baroların arkasında özgürlük sesleri var. Hâlâ büyük bir şehrin sokaklarında on binlerce insanı "BUNU DEMOKRASİ NE GİBİ OLDUĞU GİBİ" ilan etmek üzere harekete geçirebilme yeteneğine sahibiz. DTÖ ve FTAA gösterilerinde.

       Yazabildiğimden daha güçlü olan sözler Haymarket Anıtı üzerine kazınmıştır: GÜNÜ BUGÜNE GEÇEN SESLERİNİZİN GÜÇLÜĞÜNDEN GÜÇLÜK OLACAKTIR 

       Gerçekten, tarih, radikalizmin kökenleri hakkında bize öğretecek çok şey var. İnsanların vurulduğunu hatırladığımızda 8 saatlik bir güne sahip olabiliriz; Onların içindeki ailelerin bulunduğu evlerin toplandığını kabul edersek Cumartesi günü hafta sonunun bir parçası olabilirdik; Iş kazalarını protesto etmek için sokaklara yürüdü ve yalnızca polis ve şirket haydutları tarafından yıkılmak üzere 8 yaşındaki endüstriyel kaza mağdurlarını hatırladığımızda mevcut durumumuzun kabul edilemeyeceğini anlıyoruz - Bugün hoşumuza giden haklar ve haysiyetler ve mücadele etmek için hala çok şey var. Pek çok insanın fedakarlıkları unutulamaz ya da aynı kazanımlar için tekrar savaşmaya başlayacağız. Bu yüzden 1 Mayıs Günü'nü kutluyoruz.

8 Mart Kadınlar Günü

                                  8 Mart  Günün Tarihi


Uluslararası Kadınlar Günü, dünyanın birçok ülkesinde kutlanmaktadır. Kadınlar Günü, ulusal, etnik, dilsel, kültürel, ekonomik veya politik ayrımlara bakılmaksızın başarıları nedeniyle tanınan bir gündür. Uluslararası Kadınlar Günü ilk olarak, 20. yüzyılın başında Kuzey Amerika'da ve Avrupa'da emek hareketleri faaliyetlerinden ortaya çıktı.

Bu ilk yıllardan bu yana, Uluslararası Kadınlar Günü, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki kadınlar için yeni bir küresel boyut kazandı. Dört küresel Birleşmiş Milletler kadın konferansıyla güçlenen giderek artan uluslararası kadın hareketi, anıtı kadın hakları ve siyasi ve ekonomik alanlara katılım için bir destek noktası haline getirmeye yardımcı oldu.

Kronoloji

1909 İlk Ulusal Kadın Günü, 28 Şubat'ta Amerika Birleşik Devletleri'nde gözlendi. Amerika Sosyalist Partisi, bugün kadınların çalışma koşullarına karşı protesto yaptıkları New York'taki 1908 giysi işçisinin grevinden ötürü bu güne atandı.

1910 Kopenhag'da toplanan Sosyalist Enternasyonal, kadın hakları için yapılan hareketi onurlandırmak ve kadınlar için evrensel oy hakkı elde etmek için destek oluşturmak için karakteristik olarak uluslararası bir Kadınlar Günü kurdu. Öner, Finlandiya Parlamentosu'na seçilen ilk üç kadının katıldığı 17 ülkeden 100'den fazla kadın konferansının oybirliği ile onaylanması ile karşılandı. Gözlem için sabit bir tarih seçilmedi.

1911 Kopenhag girişimi sonucunda Uluslararası Kadınlar Günü, 19 Mart'ta ilk kez bir milyondan fazla kadın ve erkeğin katıldığı Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre'de damgasını vurdu. Oy verme ve kamu görevini üstlenme hakkına ek olarak, kadınların çalışma hakları, mesleki eğitim ve ayrımcılığa son verilmesini talep ettiler.

1913-1914 Uluslararası Kadınlar Günü, I. Dünya Savaşı'nı protesto etmek için bir mekanizma haline geldi. Barış hareketinin bir parçası olarak, Rus kadınları Şubat ayının son Pazar günü ilk Uluslararası Kadınlar Günü'nü gördüler. Avrupa'daki başka yerlerde, ertesi yılın 8 Mart'ında veya civarında, kadınlar ya savaşı protesto etmek ya da diğer aktivistlerle dayanışma göstermek için miting düzenledi.

1917 Savaşın zemininde, Rusya'daki kadınlar, Şubat ayının son Pazar günü (8 Mart'ta Gregoryen takvimi üzerine düşen) "Ekmek ve Barış" için protesto ve grev yapmayı tercih etti. Dört gün sonra Çar, vazgeçti ve geçici Hükümet kadınlara oy hakkı verdi.
1975 Uluslararası Kadınlar Yılında Birleşmiş Milletler 8 Mart'ta Uluslararası Kadın Günü'nü kutlamaya başladı.

1995 189 hükümet tarafından imzalanan tarihi bir yol haritası olan Pekin Bildirgesi ve Eylem Platformu, 12 kritik endişe alanına odaklanmış ve her bir kadının ve kızın seçimlerine egemenlik kurabilecekleri, Bir gelir ve şiddet ve ayrımcılıktan uzak toplumlarda yaşamak.

2014 Kadının Statüsü Komisyonunun (CSW58) 58. toplantısı - Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın haklarıyla ilgili kritik konuları ele almak amacıyla Devletlerin yıllık toplantısı - "Kadınlar için Milenyum Kalkınma Hedeflerinin uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve başarılar ve Kızlar ". BM kuruluşları ve dünyanın dört bir yanından gelen akredite edilmiş STK'lar,  Binyıl Kalkınma Hedefleri'ni (BKH) karşılama konusunda ilerleme kaydetti ve kalan güçlükleri yaşadı. Binyıl Kalkınma Hedefleri, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların yetkilendirilmesi konusundaki dikkat ve kaynakları teşvik etmek için önemli bir rol oynamıştır.

                                   BM ve Cinsiyet Eşitliği


1945'te imzalanan Birleşmiş Milletler Sözleşmesi, kadınlarla erkekler arasında eşitlik ilkesini onaylayan ilk uluslararası anlaşmadır. O zamandan beri BM, dünya çapında kadının statüsünü yükseltmek için uluslararası kabul görmüş stratejiler, standartlar, programlar ve hedeflerin tarihi bir mirası oluşturulmasına yardımcı olmuştur.

BM ve teknik ajansları yıllar geçtikçe kadınların sürdürülebilir kalkınma, barış, güvenlik ve insan haklarına tam saygı duyulması için eşit ortak olarak katılımını teşvik ettiler. Kadınların güçlendirilmesi BM'nin tüm dünyadaki toplumsal, ekonomik ve politik zorlukları çözme çabalarının merkezinde yer almaya devam ediyor.

3 Mart 2017 Cuma

Daha Hızlı İngilizce Nasıl Öğrenilir?

Yeni bir dil öğrenmek zor olabilir, ancak imkansız değildir. Herhangi bir dili öğrenmek dört parçaya ayrılabilir: okuma, yazma, dinleme ve konuşma. Daha hızlı İngilizce öğrenmek isterseniz aşağıdaki  Adımları uygulayın.



1.Oku,oku,oku....
İngilizceyi daha hızlı öğrenmek için yapabileceğiniz en kolay şeylerden biri mümkün olduğu kadar çok okumaktır. Her zaman bir şeyleri okuyun. Bu kelime bilginizi daha iyi hale getirecek ve aynı zamanda gramer ve argo öğrenmenize de yardımcı olacaktır.
Okunmuş çizgi romanlar. Kolay bir seçenek, eğer çocuk kitaplarını okumak istemiyorsanız, onun yerine çizgi romanlar veya karikatür öykü okumaktır. Kitabevleri ve çevrimiçi birçok İngilizce çizgi roman kitapları satın alabilirsiniz veya ücretsiz çizgi roman çevrimiçi (bunlar genellikle webcomics denir) okuyabilirsiniz.
Daha önce okuduğunuz kitapları okuyun. Okuduğunuz bir kitabı da okuyabilirsiniz. Neler olduğu hakkında zaten bir şeyler biliyorsanız, sözcükleri tahmin etmek ve anlamak daha kolay olacaktır.
Gazete okumak. Gazeteler bir dilin temellerini öğrenmenin iyi bir yoludur, çünkü genellikle çok iyi bir dilbilgisine sahipler ve anlaşılması kolay olacak şekilde yazılmıştır. New York Times veya The Guardian gibi iyi İngilizce dil gazetelerinin çevrimiçi sürümlerini bulabilirsiniz.
2.Film izle...
 Film izlemek aynı zamanda sesinizi duymanıza ve yeni kelimeler öğrenmenize yardımcı olarak, İngilizce'lerinizi geliştirmenize yardımcı olacaktır. Altyazılarla birlikte izlemeye başlayabilirsiniz, ancak altyazılar kapalı olduğunda daha fazla bilgi edineceksiniz. Temel bir kelimleyi okuduktan sonra alt yazıları saklamaya ve bildiğiniz kelimeleri dinlemeye ve ekranda olup bitenlerden bilmediğiniz kelimeleri tahmin etmeye odaklanmaya çalışın.
3.MMO oyunları oynayın...
MMO'lar, başkaları ile online oynadığınız video oyunlarıdır. İngilizce konuşulan ülkelerde, onlarla konuşma ve onlardan öğrenme şansı verecek insanlarla oynamayı seçebilirsiniz. Guild Wars, World of Warcraft veya The Elder Scrolls Online oynamaya çalışın.
4.Çevrimiçi bir mektup arkadaşı bulun... 
Mektup arkadaşları, dilini öğrenmeye çalıştığın insanlardır ve mektupa yazdıklarını (veya e-postalarınızı yazdıklarını) yazarlar. Mektubunuzun yarısını anadilinizde yazıyorsunuz, böylece pratik yapabiliyorsunuzöböylece yarım ingilizce ile pratik yapabiliyorsunuz. İstediğiniz şey hakkında konuşabilirsiniz! Bir çevrimiçi kalem bulmanıza yardımcı olabilecek birçok web sitesi var.
5.Arkadaş edinmek...
 Ayrıca, İngilizce pratik yapmak için çevrimiçi İngilizce konuşanlarla arkadaşlıklar kurabilir, sohbet, e-posta ve Skype'ı bir araya getirebilirsiniz. Fan topluluklarına katılarak veya Fluentify gibi dil öğrenen topluluklarla çevrimiçi arkadaşlar bulabilirsiniz.
6.İngilizce şarkı söyleyin...
Şarkıları öğrenmek ve şarkı söylemek, İngilizcenizi daha iyi hale getirmenin başka iyi bir yoludur. Bu, İngilizce seslerini öğrenmenize yardımcı olur (tekerleme telaffuzunuza yardımcı olacaktır). Ayrıca, kelime haznenizi geliştirmeye yardımcı olacaktır. Beğendiğiniz bir şarkıyı bulun, öğrenin ve şarkı sözlerinin ne anlama geldiğini öğrenin.
7.Günlük tutun...
Bu yazı ve kelimeleri uygulamaya zorlar. Aynı zamanda, zaten bildiğiniz cümleleri tekrarlamak yerine, yeni cümleler kurmaya çalışmanızı zorlar. Günlük olarak bir günlük tutabilirsin. Ayrıca, duyduğunuzda veya gördüğünüzde yeni kelimeler yazdığınız küçük bir günlük tutmalısınız.
8.İngilizce konuşan bir ulusa seyahat edin...
Herkesin İngilizce bildiği bir yere seyahat etmek çok daha hızlı öğrenmenize yardımcı olacaktır. İngilizce konuşulan bir ülkede geçici bir iş veya yurt dışı eğitim kursuna katılın. Kısa yolculuklar da yapabilirsiniz, ancak en az 3 ay boyunca kendinizi bu dile daldırmak  çok yardımcı olacaktır.
9.Kendinize öğretin...
Elbette kendinize de İngilizce öğretebilirsiniz. Kendinize İngilizce öğretmek için hızlı olan püf noktası onu en önemli şey haline getirmektir. Boş zamanınızı İngilizceyi  olabildiğince sık kullanmaya odaklayın.
10.Çevrimiçi araçlardan yararlanın...
 İngilizceyi daha hızlı öğrenmenize yardımcı olan birçok çevrimiçi araç bulunmaktadır. Bunlar flashcard tipi programlardan telefon uygulamalarına kadar çeşitlilik gösterir. ANKI (flashcards), Memrise (flashcards ve çok daha fazlası) veya Forvo (telaffuz rehberi) deneyin.
Son olarak Yogun Pratik Yapın... 
 Bu, günde en az 3 saat boyunca her gün İngilizceyle çalışmanız gerektiğini gösterir. Haftada bir saat öğrenmek yeterli değil. Günde en az 6 saat boyunca İngilizce işitme, yazma ve konuşma yapabilirseniz, bu size en iyi şekilde yardımcı olacaktır.